Bugün hep birlikte gururla kutladığımız Cumhuriyetimizin 88. kuruluş yıldönümünde, şehitlerimizin kanlarıyla sulanan vatan topraklarının bütünlüğünü ve Atatürk’ün Türk gençliğine ve Türk milletine en büyük emaneti olan Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin tüm kurumlarını, birlik ve beraberlik içinde korumanın azim ve kararlılığı içinde görevimizin başında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim.
Türk toplumu millet mücadelesini, üzerinde hür ve bağımsız yaşayabilecek bir vatan için başlatmış ve başarıya ulaşmıştır. Düşmanlara karşı kazanılan zaferlerin sonucunda bunu Cumhuriyetle güven altına almıştır. Kurulan bu devletin temel özelliği; millî devletin millî varlığı, geleceğini yalnız kendi iradesine bağlama azim ve kararlılığında görülür. Cumhuriyet; Türk tarihinde, Türk’ün açtığı bir devirdir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin varoluş nedeni, millî değerleridir. Çünkü bu değerler sonucunda millet mücadelesi başarıya ulaşabilmiş, istiklal ve bağımsızlık kazanılmış, hürriyet içerisinde Türk toplumu, kendisini bütün insanlık âlemine kabul ettirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, her şeyden önce milli değerlere sahip olmakla mümkündür ve sahip olmakla devam eder.
Atatürk, Ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak devrimleri gerçekleştirirken, ulusal birlik ve bütünlüğün oluşmasına ve sürekli kılınmasına katkıda bulunan öz kimliğimizin korunmasına ayrı bir önem vermiştir. Bizlere düşen görev, ulusal kimliğimizi pekiştirerek, öz değerlerimizi korumamız, zenginleştirmemiz ve gelecek kuşaklara aktarmamızdır.
Bu duygularla, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi şükranla anıyor, tüm Karabigalı vatandaşlarımızla birlikte Cumhuriyet coşkusunu yüreğinde yaşayan herkese, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 29.10.2011